Türk Medeni Kanunu’ nda kadının evlenmekle kocasının soyadını alacağı, ancak kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabileceğini düzenlemiştir.

Avrupa İnsan Hakları sözleşmesi ile de üye devletler herkesin özel ve aile hayatına saygı gösterilmesini, demokratik bir toplumda zorunlu olmadıkça bu hakların kullanılmasına müdahale etmemeyi, Sözleşmeyle tanınan hak ve özgürlükten yararlanmanın cinsiyet de dahil olmak üzere hiçbir ayrımcılık yapılmadan sağlanmasını taahhüt etmişlerdir.

Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi ile de Türkiye Cumhuriyeti devleti insan hakları ve temel özgürlüklerin kadınla erkek eşitliğine dayalı olarak kullanılmasını, bunlardan yararlanılmasını engelleyen veya ortadan kaldıran veya bunu amaçlayan cinsiyete bağlı bir ayrım yapılmamasını, kadın ve erkek eşitliği ilkesini yasalarına dahil etmeyi, kadın haklarının erkeklerle eşit temelde himayesini, kadınlara karşı herhangi bir ayrımcı hareket yapılmasından kaçınmayı, kadınlara karşı ayrımcılık oluşturan mevzuatın değiştirilmesini ve kadına evlenmede erkeklerle eşit hak sağlanmayı, bu arada aile adını, mesleğinin seçimini eşit olarak sağlamayı yükümlenmiştir.

Yürürlüğe konulmuş uluslararası anlaşmalara kanun gücü verilmiş, bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulamayacağı, usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere dair uluslararası sözleşmelerle yasaların aynı konuda farklı hükümler içermesi sebebiyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda uluslararası sözleşme hükümlerinin esas alınacağı hükmü getirilmiştir.Evli kadınlar, aile mahkemelerine dava açarak sadece kendi soyadlarını kullanabilecek.

Daha önce mahkemeler vize verse bile YARGITAY , Medeni Kanun’u gerekçe göstererek evli kadınların sadece bekârlık soyadlarını kullanmalarına onay vermiyordu.Ancak bu aykırılık uluslarası sözleşmelere aykırılık teşkil etmekteydi .Şöyle ki ;

AİHS md. 8/1: “Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.”

BM MSHS md.23/4: “Bu Sözleşmeye taraf Devletler, eşlerin evlilik konusunda, evliliğin devam ettiği sürece ve boşanmada eşit hak ve yükümlülüklere sahip olmaları için gerekli önlemleri alır.”

CEDAW md. 16: “1. Taraf Devletler evlilik ve aile ilişkileri ile ilgili bütün konularda kadınlara karşı ayrımcılığı tasfiye etmek için gerekli her türlü tedbiri alır ve özelikle erkeklerle kadınların eşitliğini öngören aşağıdaki hakları tanır:

g) Soyadı, meslek ve iş seçme hakları da dahil, karı ve koca olarak aynı kişisel haklara sahip olma..”

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ
2014/20471 Esas, 2015/8704 Karar ve 28.4.2015 tarihli kararında “
Davacı evlendikten sonra mesleki ve sosyal hayatta tanınabilirliğine engel olunmaması bakımından kocasının soyadını kullanmak istememektedir. Elbette ki tanınmasına dair olarak önceki soyadını kullanmakta hukuki yararı vardır.

Fakat asıl olarak yukarda bahsedildiği üzere Türkiye Cumhuriyeti Devletinin taraf olduğu sözleşmenin de tanınan hakları kullanmak tamamiyle davacının tercihindedir ve devletimiz de bu sözleşmeleri tanımak ve yürürlüğe sokmak iradesiyle ve Anayasa’nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle davacının bu hakkını kullanmayı korumayı taahhüt etmiştir.

Zikredilen sözleşmeler kadının soyadını kullanmasına dair TMK.’nun 187. Maddesiyle çeliştiğine göre üstün norm niteliğinde bulunan, Anayasa’ya aykırılığı ileri sürülemeyen bu sözleşme hükümlerinin mahkememizde görülen davada uygulanması gerekir.

Nitekim Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru sonucu baktığı 2013/2187 başvuru numaralı davada 19.12.20013 tarihinde oybirliğiyle evli kadının önceki kendi adını kullanmasının engellenmesi sonucunu doğuran kararla

Anayasanın 17. maddesiyle güvence altına alınan manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır.Davanın kabulüyle … ili, Merkez ilçesi, 15 Mayıs Mah/köyü, C: …, H: …’te nüfusa kayıtlı A. ve H.’den olma, 13.1.19… doğumlu, … … T. C. kimlik numaralı davacı A. Ç. C.’in evlenmekle edindiği “C…” soyadının iptaliyle davacının sadece kendi kızlık soyadı olan “Ç…” soyadını kullanmasına” karar vermiştir.

KADIN EVLİLİKTEN ÖNCEKİ KIZLIK SOYADINI KULLANMAK İSTİYORSA AŞAĞIDAKİ İŞLEMLERİ YAPMAK ZORUNDADIR:

1- Aile Mahkemesine (Aile Mahkemesi yoksa, Aile Mahkemesi Sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesine) DAVA AÇMAK zorundadır.
2- Husumet, erkek eş ve nüfus müdürlüğüne yöneltilmelidir.
3- İDARİ YOLDAN bu işlemi gerçekleştirmek mümkün değildir.
4- Açılan davada HAKLI SEBEP aranmaz
5- Erkek eşin MUVAFAKATİ zorunlu değildir.
6- Açılan davanın KAZANILACAĞI kesindir (AİHM, Anayasa Mahkemesi, YHGK ve Y2HD kararları)

30.03.2020

Av.TAYBET ÖZER