BOŞANMA DAVALARINDA DUYGUSAL ŞİDDET TÜRLERİ

Birçok eş için duygusal şiddet, fiziksel bir iz bırakmadığı için uzun süre “sorun değil” diye geçiştirilen küçük davranışlarla başlar: kırıcı sözler, sürekli suçlamalar, sevgisiz ve ilgisiz tavırlar… Fakat bu davranışlar zamanla evliliğin temelini zedeler ve ilişkiyi sürdürülemez hâle getirir.

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre sadakat yükümlülüğü yalnızca fiziksel sadakati değil, duygusal sadakati de içerir. Bu nedenle Yargıtay, eşe yönelik küçültücü, baskıcı, dışlayıcı ya da güven sarsıcı davranışları duygusal şiddet olarak kabul etmekte ve bunları sıkça boşanma sebebi saymaktadır.

Bu makalede Yargıtay kararlarında yer alan örnekler üzerinden, duygusal şiddetin hangi davranışlarla ortaya çıkabileceğini ve boşanma sürecinde nasıl değerlendirildiğini ele alıyoruz.

 

DUYGUSAL ŞİDDET

Duygusal şiddet, diğer şiddet türlerinden iki açıdan farklılık gösterir:

1) Fiziksel ve cinsel şiddetin aksine, duygusal şiddet gözle görülür fiziksel kanıtlara dayanmaz.

2) Duygusal şiddet, bireyin tek başına deneyimleyebileceği gibi, diğer şiddet türleriyle birlikte de ortaya çıkabilir. Fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalan kişi, bu tür şiddetlerle birlikte duygusal şiddete de maruz kalabilir (Polat O. (2016). Şiddet. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 22(1),15-34.)

Duygusal, şiddet duyguların istismar edilerek yaptırım aracı olarak kullanılmasıdır. Ruhsal açıdan acı ve zarar veren her türlü söz ve davranış duygusal şiddeti oluşturmaktadır.

  • KÜÇÜLTÜCÜ DAVRANMAK

Alay etmek (Kilosuyla, organlarıyla, görüntüsüyle) – “…davalının eşine devamlı olarak ‘yiye yiye dana gibi oldun, bıktım senin pisliğinden, köpek’ şeklinde hakarette bulunduğu anlaşılmaktadır” Y2HD, 22.11.2006, 8974-16177

 

Aşağılamak (Ekonomik, fiziksel, cinsel, duygusal, sosyal)  – “davalının, davacıya parası için evlendiğini söylediği ve onunla birlikte yaşamaktan kaçındığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.” Y2HD, 10.12.2012, E. 2012/12817, K.2012/29883

 

Küçümsemek – “…davalının eşini küçümsediği ve evin kilidini değiştirdiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.” Y2HD, 17.01.2008, 19744-260

 

  • SUÇLAYICI DAVRANMAK

Hırsızlıkla suçlamak – “…davalı kocanın eşini dövdüğü ve onu hırsızlıkla suçladığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.” Y2HD, 02.11.2004, 10360-12939.

 

Kız (bakire) çıkmadı diye suçlamak: Çekişme varsa rapor alınmalıdır.

“…Davacı yargılama süresince bakire olduğunu iddia etmiş davalı koca açıkça bakire olmadığını belirtmemiş ise de, davacının bakire olup olmadığı konusunda dosyada yeterli delil bulunmadığından bakire olma iddiası içinde bunun tıbben tespiti isteğinin de bulunduğu dikkate alınarak bakirelik muayenesi için sağlık kuruluna sevki ile alınacak raporla birlikte diğer delillerin değerlendirilerek sonucu doğrultusunda bir hüküm kurulmamış olması doğru bulunmamıştır.”

YHGK, 12.3.1997, 985-198.

 

Başkalarıyla ilgilenmekle suçlamak – “…davalı kadının kocasını devamlı başka kadınlarla ilgilenmekle itham ettiği muhtelif zamanlarda da kocasının ağzına ve yüzüne küfür ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.” YHGK, 24.9.1997, 452-726

 

  • HAKARET ETMEK

Hakaret akraba olan tanıkların anlatımı ile de ispatlanabilir (Y2HD, 20.11.2007, 2550-16109.)

Hakaret olarak nitelenen sözlerin ne olduğu, hangi ortamda ve tarihlerde söylendiği belirlenmelidir. (YHGK, 1.6.1994, 300-378)

Hakaret eyleminin boşanma hükmüne esas alınabilmesi için usulüne uygun şekilde hakaret vakıasına dayanılmış olmalıdır. (Y2HD, 15.12.2016, E. 2016/16185, K.2016/16033)

Eşe yapılan hakaret tanık anlatımıyla kanıtlanabileceği gibi ceza mahkemesi kararı ile de kanıtlanabilir. (Y2HD, 12.07.2002, 8313-9392)

Tanıkların akraba olması tanıklığı değerden düşürmez. Tanıkların gerçeği söylemiş olmaları aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıldır. (HUMK, 254.)

Hakarete seyirci kalmak da boşanma sebebi sayılır. (Y2HD, 25.03.2002, 3673-4236)

 

  • SEVGİSİZ DAVRANMAK

Başkasını sevdiğini söylemek – “davalının başkasını sevdiğini söylediği, ailesinin davacıya kendisini zorla verdiğini, kocasını sevmediği beyan ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.” Y2HD, 13.06.2006, 8407-9374.

 

Eşini sevmediğini söylemek – “..davalının başkasını sevdiğini söylediği, ailesinin davacıya kendisini zorla verdiğini, kocasını sevmediğini beyan ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.” Y2HD, 13.07.2004, 6582-9517

 

Eşine ısınamadığını söylemek – “..davalı kocanın davacı karısına ısınamadığını ve istemediğini söylediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.” Y2HD, 01.07.2008, 15623-9748

  • BASKICI DAVRANMAK

Aşırı kıskançlık göstermek: Eşini aşırı kıskanmak, evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davasında duygusal şiddete yönelik bir davranış olduğundan boşanma konusu davranışlardandır.

“..davalının aşırı kıskançlık gösterdiği, eşine ağır hakaretlerde bulunduğu ve aşırı şekilde alkol aldığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.”  Y2HD, 21.12.2005, 13779-17993

 Tehdit etmek: Eşlerden birinin fiziksel şiddetine karşılık diğer eş tehdit etmişse eşler eşit kusurlu sayılır.

“..eşlerin karşılıklı olarak birbirlerine hakaret ettikleri, davalı-davacı kocanın eşine şiddet uyguladığı, davacı-davalı kadının ise eşini evi yakmakla ve özürlü müşterek çocuğu öldürtmekle tehdit ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.” Y2HD, 28.02.2008, 5009-2432.

  • İLGİSİZ DAVRANMAK

Hasta eşin ameliyatıyla ilgilenmemek – “davalının davacının tedavisiyle ilgilenmediği, ameliyatında arayıp sormadığı, güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.” Y2HD, 31.01.2006, 16121-642

 

Eve geç saatlerde gelmek – “davalı kocanın eve çok geç saatlerde geldiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.” Y2HD, 13.11.2006, 18546-15576.

 

  • DIŞLAYICI DAVRANMAK

Eşine evliliğin kendisine göre olmadığını söylemek – evliliğin kendisine göre olmadığını söyleyerek ortak konutu terk eden davalının, birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.” Y2HD, 13.07.2009, 11908-13964

Ev temizliği ile ilgilenmemek – “..davalının birlik görevlerini yerine getirmediği ve temizlik kurallarına uymadığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.” Y2HD, 01.06.2009, 8184-10393

 

  • GÜVEN SARSICI DAVRANMAK

Eşinden habersiz gebeliği sonlandırmak: Çocuk aldırmada tıbbi zorunluluk varsa kusurdan söz edilemez

“..davacının, tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde davalının bilgisi dışında çocuğunu aldırmasına karşılık; davalının da, eşine ve ailesine sürekli hakaret ettiği ve onları istemediğini söylediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.” Y2HD, 24.06.2009, 10197-12339

Sevgilisini unutamadığını açıklamak – “Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece, kocanın ağır kusurlu olduğu kabul edilerek, boşanmaya karar verilmiş ise de; evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve boşanmaya neden olan olaylarda, davalı kocanın “evlilik öncesi ilişkisi olduğu kadını unutmadığını” söyleyerek resmini yanında taşıdığı ve eşini istemediği şeklindeki kusurlu davranışlarının sebep olduğu, mahkemece kocaya yüklenen diğer kusurların kanıtlanamadığı, kanıtlanan kusurlar dikkate alındığında ise davalı kocanın ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına” Y2HD, 04.12.2013, e. 2013/15052, k. 2013/28509

  • BİRLİK GÖREVLERİNE AYKIRI DAVRANMAK

Birlikte yaşama yükümlülüğüne aykırı davranmak – “davalının haklı bir sebep olmaksızın davacıyla birlikte yaşamaktan kaçındığı ve davacıyı istemediğini söylediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.” Y2HD, 08.06.2009, 9159-10969

 

Bu yazıda, Yargıtay kararlarında sıkça karşılaşılan duygusal şiddet örneklerini bir araya getirdik. Ancak her evlilik kendine özgüdür; aynı davranış bir dosyada boşanma sebebi sayılırken, başka bir dosyada farklı değerlendirilir. Hakim, olayın bütününe ve ortaya konulan delillere bakar.

Duygusal şiddetin ispatı çoğu zaman tanık anlatımlarına, yazışmalara, raporlara ve diğer hukuka uygun delillere dayanır. Bu nedenle dava açmadan önce, yaşananların hukuki karşılığını doğru belirlemek ve süreci sağlıklı yürütmek için bir avukattan destek almak önemlidir.

Bu metindeki davranış başlıkları, Ömer Uğur Gençcan’ın (Yargıtay 2.Hukuk Dairesi Onursal Başkanı) kitabından ve Yargıtay’ın yerleşik kararlarından uyarlanarak sadeleştirilmiştir; örnekler ise gerçek dosyalardan yargı uygulamasına yansıyan vakalardır.

 

Özer & Özer Avukatlık ve Arabuluculuk Bürosu

Av. Umut ÖZER