ELEKTRONİK DELİLLERİN HUKUKİ NİTELİĞİ ve ByLOCK

Çağımızda hukukun değişmez niteliği; “Evrensel, herkes için, bağımsız, tarafsız insan haklarına saygılı, eşitlikçi, özgürlükçü, adil, haksızlığa karşı vazgeçilmez” oluşudur.

Bir ülkede bu ilkelerin benimsenip güçlendirilmesi ve içselleştirilmesi için demokratik düzenin bütün kurum ve kuruluşlarıyla oluşturulması, demokratik hakların etkin biçimde kullanılması, devletin bütün işlemlerinin hukuk sınırları içinde ve hukuk devleti ilkelerine uygun olması kadar çağdaş bir ceza yargılamasının sağlanması da gerekmektedir.

Ceza yargılamasının amacı maddi gerçeğin insan onuruna yaraşır biçimde araştırılıp bulunmasıdır. Nitekim, Ceza Genel Kurulunun 23.02.2016 tarih ve 2014/5.MD-98 esas 2016/83 sayılı ve 10.12.2013 tarih ve 2013/359 sayılı kararlarında;“…Ceza Muhakemesinin amacı usul ve kuralların ön gördüğü ilkeler doğrultusunda maddi gerçeğin her türlü şüpheden uzak bir biçimde kesin olarak belirlenmesidir. Maddi gerçeğin belirlenmesinde kullanılan yegane araçlar deliller olup, nitekim 5271 sayılı CMK’nın ‘delillerin takdir yetkisi’ başlıklı 217.maddesinin 2.fıkrasında yer alan; ‘yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.”denilerek aynı amaca işaret edilmiştir. Bu açıklama ile ayrıca delillerin serbestliği ilkesine de vurgu yapılmaktadır. Buna göre, ceza muhakemesinde hangi hususu hangi delillerle ispat olunacağı konusunda bir sınırlama bulunmayıp, yargılama yapan hakim hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delili kullanmak suretiyle, sanığın aleyhine olduğu kadar lehine olan delilleri de araştırıp, değerlendirerek şüpheden arınmış bir sonuca ulaşmalıdır.

Yargılama konusu olayın açıklığa kavuşturulması ve maddi gerçeğin bulunabilmesi için ispat amacıyla kullanılan her araç delil olarak kabul edilir. Esas olan yargılamanın bir bütün olarak adil yapılmasıdır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, iç hukukun ve ulusal yargının yetki alanına giren delillerin kabul edilebilirlikleri veya bunların değerlendirmeleriyle ilgili konularda bir kural koymamaktadır. (Garcia Ruiz / İspanya Davası / 21.01.1999 & 28) Sözleşmede delillerin kabul edilebilirliğini belirleme yöntemini gösteren ve hangi kanıtların kabul edilebilir olduğunu belirleyen bir kural yoktur. (Schenk / İsviçre davası / 12 Temmuz 1988 & 45-46; Teixeira de Castro / Portekiz davası / 9 Haziran 1988 & 34; Heglan / Çek Cumhuriyeti davası / 1 Mart 2007 & 84) Mahkemenin yerleşik içtihatlarına göre kanıtların kabulü ve değerlendirilmesi öncelikle ulusal mahkemelerin görevidir. (Van Mechelen ve diğerleri / Hollanda davası / 23 Nisan 1999 &56; Rachdad / Fransa davası / 13 Kasım 2003 & 23) Görüldüğü gibi delillerin kabul edilebilirliği ve değerlendirilmesi ulusal mahkemelerin takdirindedir.

ByLock iletişim sisteminin hukuki alt yapısı;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerinin kendi aralarında iletişim kurmak amacıyla kullandıkları Bylokc nedir?

2937 sayılı MİT Kanununun 6.maddesinin “d” bendinde; Milli İstihbarat Teşkilatının görevlerini yerine getirirken; gizli çalışma usul, prensip ve tekniklerinin kullanılabileceği “g” bendinde Telekomünikasyon kanallarından geçen dış istihbarat, millî savunma, terörizm ve uluslararası suçlar ile siber güvenlikle ilgili verileri toplayabileceği, 4.maddesinin “i” bendinde ise, dış istihbarat, millî savunma, terörle mücadele ve uluslararası suçlar ile siber güvenlik konularında her türlü teknik istihbarat ve insan istihbaratı usul, araç ve sistemlerini kullanmak suretiyle bilgi, belge, haber ve veri toplamak, kaydetmek, analiz etmek ve üretilen istihbaratı gerekli kuruluşlara ulaştırmakla yükümlü olduğu görülmektedir.

Yine Anayasanın haberleşme hürriyeti başlığı ile düzenlenen 22.maddesinde herkesin haberleşme hürriyetine sahip olduğu, haberleşmenin gizli olduğu, haberleşmenin milli güvenlik,suç işlenmesinin önlenmesi,hak ve özgürlüklerin korunması gibi sebeplerden biri ve birkaçına bağlı olarak hakim kararıyla gecikmesinde sakınca olan hallerde kanunla yetkili kılınmış merciin emri ile kısıtlanabileceği kabul edilmiş ve aynı maddenin 3.fıkrasında “istisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunla belirtilir.” hükmüne yer verilmiştir.Milli İstihbarat Teşkilatının,kanunla istisnaların uygulanacağı kurum olarak kabul edildiği değerlendirilmiştir.

Milli İstihbarat Teşkilatınca,bu yetkiye dayanarak teşkilata özgü teknik istihbarat usul araç ve yöntemleri kullanılmak suretiyle ByLock uygulamasına ait sunucular üzerindeki veriler ile uygulama sunucusunun ve IP adreslerinin satın alındığı, e-posta adreslerinin içerikleri başta olmak üzere muhtelif veriler elde edildiği, düzenlenen teknik analiz raporu ve dijital materyallerin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ve Emniyet Genel Müdürlüğüne ulaştırıldığı görülmektedir.

Millî İstihbarat Teşkilatı uhdesindeki istihbari nitelikteki bilgi, belge, veri ve kayıtlar ile yapılan analizler, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Yedinci Bölümünde yer alan suçlar hariç olmak üzere, adli mercilerce istenemez. (Ek Madde 1 ‒ (Ek: 17/4/2014-6532/11 md.) Türk Ceza Kanununun ilgili bölümünde “devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” başlığıyla devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin bilgilerin temin edilmesi, casusluk amacıyla kullanılması ve bu bilgilerin kullanımı ve yayılmasına ilişkin suç düzenlemelerine yer verilmiştir.Bu düzenlemelerle MİT’e adli bir sorumluluk yüklenmektedir. Yani MİT “devlet sıralarına karşı işlenen suçlar ve casusluk konularında uhdesinde bulunan bilgi, belge, veri ve kayıtlar ile yapılan analizleri adli merciler istediği takdirde vermek zorundadır.

Oysa anılan kanunun 4.maddesinin “i” bendindeki “…terörle mücadele konusunda her türlü teknik istihbarat ve insan istihbaratı usul, araç ve sistemlerini kullanmak suretiyle bilgi, belge haber ve veri toplamak, kaydetmek, analiz etmek ve üretilen istihbaratı gerekli kuruluşlara ulaştırmak” biçimindeki düzenleme MİT’e idari bir görev ve sorumluluk yüklemiştir.

Dolayısıyla MİT, devletin güvenliğini tehdit eden bir terör örgütü ile ilgili elde ettiği verileri terörle mücadele konusunda görevli idari ve adli birimlere ulaştırmakla yükümlüdür.Buna göre gönderilen materyalin içeriğinin takdirini MİT kendisi yapacaktır.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden MİT’in yasal olarak elde edip gönderdiği dijital materyaller ve teknik analiz raporu, CMK`nın 160 ve 161.maddelerine istinaden soruşturma işlemlerine başlama,araştırma,delil toplama yetkisi kapsamında, adli kolluk birimlerinden, diğer kamu görevlilerinden ve kuruluşlarından gerekli bilgi ve belgelerin istenmesi sonucu elde edilen bilgi ve bulgulardır.

MİT’in yasal olarak elde ettiği dijital materyaller ve teknik analiz raporunun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ulaştırılması ile birlikte artık adli sürecin başlatılması ve bu noktadan sonra CMK hükümlerine göre soruşturma işlemlerinin yapılması zorunludur. Nitekim Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, yürütülen soruşturmalar kapsamında Mili İstihbarat Teşkilatı tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgüt üyeleri tarafından kullanılan kapalı devre iletişim programı olan ByLock ile ilgili dijital materyallerin teslim edilmesi üzerine adli süreci başlattığı, 2016/104109 sor. ve 2016/180056 numara üzerinden CMK 134.maddesine göre gönderilen dijital materyallerle ilgili inceleme, kopyalama, çözümleme işlemini yapmaya karar vererek 09/12/2016 tarih ve 2016/104109 soruşturma sayılı yazısı ile Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliğine, Milli İstihbarat Teşkilatınca gönderilen;

1-1 adet Sony marka HD-B1 model, üzerinde bBW3DEK69121056 seri numaralı ve ön yüzünde 1173d7a09195cf0274ce24f0d69ede96 yazılı harddisk,

2-1 adet Kingston marka DataTraveler, uç kısmında DTIG4/8GB 04570-700.A00LF5V 0S7455704 yazılı flash bellek üzerinde,CMK 134.maddesi gereğince inceleme yapılmasına, 2 adet kopya çıkartılmasına, kopya üzerinde kayıtların çözülerek M. haline getirilmesine karar verilmesini istendiği, Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği talebi kabul ederek 09.12.2016 tarih 2016/6774 D.İş nolu kararı ile; dijital materyaller üzerinde inceleme yapılması, kopya çıkarılması ve kopya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak M. haline getirilmesi için bir kopyasının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği tespit edilmiştir.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına yazılan 16/12/2016 tarih ve 2016/180056 soruşturma sayılı yazı ile; Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliğinden CMK 134.maddesi gereğince alınan inceleme, kopyalama ve çözümleme kararına istinaden içerisinde ByLock verilerinin tamamını içeren harici haddisk ve abonelik listesinin bulunduğu flash belleğinin imajını içerir 1 Seagate marka Z9A4E09G seri numaralı harddisk gönderilerek ByLock ile ilgili yazışmaların Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/180056 soruşturma sayılı dosyası üzerinden sağlanması ve talimat doğrultusunda bir komisyon aracılığıyla gerekli araştırma ve soruşturma işlemlerinin yapılarak,ulaşılan tespitleri içerir raporun gönderilmesinin istendiği tespit edilmiştir.

Mahkemeler teknik konularda bilgi sahibi olmak için kurum ve kuruluşlardan bilgi isteyebilir. Nitekim yargılama aşamasında Dairemiz de ByLock sistemi ile ilgili MİT’ten bilgi istemiştir.

ByLock sisteminin, örgütsel bir delil olup olmadığı veya örgütün kullanımında olan bir iletişim sistemi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinden önce, bir iletişim sisteminin ne şekilde örgütsel bir iletişim sistemi olabileceğinin ortaya konulması gerekir.

“Bir kişinin mobil telefon cihazında veya bilgisayarında, özel bir iletişim ağına dahil olduğuna dair bir program kullanılabilir.

Bu özel iletişim ağını sadece belirli kişilerin kullanabilmesi ve bu ağa girebilmesi için, ağı kullanan bir veya birçok kişinin referansına gerek bulunması, başlı başına suç oluşturmaz. Ancak, bu iletişim ağının suç işlemek amacıyla oluşturulmuş ve münhasıran bir suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğunu somut delillere dayanması halinde, bu ağ dahil olunan kişiye “şüpheli” sıfatını izafe edilmesinde herhangi bir sorun yoktur. Bunun için ağa dahil olan kişinin, ağ içinde başka bir kişi ile görüşme yapmış olması da gerekmez…

Kişinin, suç işlemek amacıyla oluşturulmuş ve münhasıran bir suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ bu özelliğini bilerek (kasten) dahil olması ve hatta bu ağı iletişim için kullanılması, iletişim içerikleri tespit edilmese bile, hakkında en azından bir suç örgütünün üye olmaktan dolayı mahkumiyet hükmü kurulması için yeterli kabul edilmelidir…” (İzzet Özgenç, Suç Örgüleri, 8.Bası, AGE-s. 88, 89)

Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu haberleşme sistemi olan ByLock kullanımının cezai sorumluluğu gerektirip gerektirmediğinin tesbiti amacıyla, özel bir iletişim ağı olup olmadığı bu ağın suç organizasyonu tarafından oluşturulup oluşturulmadığı, bu iletişim ağının suç organizasyonuna dahil olan kişilerce kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi için, MİT tarafından yasal olarak elde edildiği kabul edilen dijital materyallerin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla CMK 134.maddesi gereğince alınan inceleme, kopyalama ve çözümleme kararlarına istinaden Emniyet Genel Müdürlüğüne analiz ve tespit yapmak amacıyla gönderildiğinin tespit edilmesi üzerine, sanıklar hakkında yürütülen yargılama kapsamında, 16/01/2017 tarih 2015/3 esas sayılı, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına gönderilen yazı ile “ByLock sisteminin mahiyeti örgütsel yahut kazanç amaçlı bir yazılım olup olmadığı, sistemin yazılım, kurulum ve kimler tarafından kullanıldığı, sisteme girmenin kural ve yöntemleri ile üçüncü şahısları tarafından sisteme girilme ve kullanım imkanının bulunup bulunmadığı hususları ile sanıkların bu sisteme girip, görüşme yapıp yapmadıkları, yapmışlar ise hangi tarihler arasında yaptıklarına dair düzenlenen evrakın gönderilmesi” istenmiştir.

Emniyet Genel Müdürlüğünün 18/02/2017 tarihli 62018024-87053.(62395)147-36887 sayılı cevabi yazısı ile talep doğrultusunda yapılan çalışmalar neticesinde ve BTİK tarafından gönderilen yazı ve CD Dairemize gönderilmiştir.

cc-) Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı byLock veri tabanı incelemesine ilişkin uzmanlık raporu:

18/02/2017 tarihli raporda; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan soruşturma kapsamında, FETÖ Terör Örgütü mensuplarınca örgütsel iletişim için belirli bir süre kullanıldığı kriptolu haberleşme uygulaması ByLock ile ilgili olarak, 474 koli içerisinde kullanıcı şahısların iletişimlerine ilişkin çıktıları ihtiva eden ciltlerdeki belge ve 1 adet harici depolama aygıtı incelenmek üzere gönderildiği, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından KOM Daire Başkanlığı bünyesinde uzman bir ekip görevlendirildiği, bu uzman ekip aracılığıyla ByLock veri tabanı incelenmesi işlemlerine başlandığı, yapılan incelemede ByLock uygulamasında;
• 215 Bin 092 User ID,
• 31 Bin 886 Arkadaş Grubu,
• 17 Milyon 169 Bin 045 Mesaj İçeriği,
• 3 Milyon 158 Bin 388 E-Posta İçeriği olarak veri ve mesaj bulunduğu,

tespit edilmiştir. 

Yargıtay 16. Ceza Dairesi (İlk Derece)`nin 16.01.2017 tarih ve 2015/3 Esas Dosya numaralı yazısına istinaden; 

1-) ByLock sisteminin mahiyeti;

ByLock uygulamasının içerisinde bulunan veri ve mesajlar incelendiğinde tarafımızca bu tarihe kadar yapılan tespitlerde;

ByLock Kriptolu Haberleşme Uygulamasında,
– Kriptoplu anlık mesajlaşma,
– E-posta ile mesajlaşma,
– Kişi listesi (Arkadaş ekleme),
– Grup mesajlaşmaları,
– Kriptoplu sesli görüşme,
-Görüntü/Belge gönderebilme (Dosya paylaşımı) özelliği bulunduğu tespit edilmiştir.

Anlık mesajlaşma özelliği;
Uygulama içerisinde kişilerin, peş peşe ve karşılıklı olarak mesajlaştıkları, bu mesajlaşmaların ilk bakışta günlük konuşma içeriklerine sahip olmadıkları, büyük çoğunluğunun mahiyeti itibariyle siyasi ve FETÖ Terör örgütünün faaliyetlerini devam ettirebilmesi açısından buluşma adreslerinin değiştirilmesi, yapılacak operasyonların önceden bildirilmesi, örgüt mensuplarının yurt içinde saklanması için yer temini, yurt dışına kaçış için yapılan organizasyonlar, himmet organizasyonları, açığa alman veya meslekten çıkarılan örgüt mensuplarına para temini gibi örgütsel içerikleri taşıdığı görülmüştür.

E-posta ile mesajlaşma özelliği;
Uygulama içerisinde, anlık mesajlaşma aksine gönderen ve alıcının aynı zaman diliminde konuşma içerisinde olmadığı, uzun metinlerin paylaşıldığı, M. içeriğinde ilk bakışta örgütü motive edici söz ve cümlelerin kullanıldığı, FETÖ terör örgütü lideri, ve elebaşı Fetullah GÜLEN`in isminin sıkça kullanılarak, talimat ve görüşlerinin paylaşıldığı, genel olarak Fetullah GÜLEN`in `Hocaefendi, HE ve h.e. olarak kodlandığı` görülmüştür. Maillerin büyük bir bölümünde, Türkiye Cumhuriyetini uluslararası düzeyde zora düşürebilmek için terörü destekleyen ülke gibi göstermek amacına yönelik faaliyette bulunan bir takım internet adreslerinin paylaşıldığı ve örgüt mensuplarının VPN kullanarak yani yurt dışından mail atılıyor gibi göstererek bu internet sitelerinde bulunan anketleri desteklemelerinin istendiği, Terör örgütü elebaşından alınan bilgi, motive edici sözlerin ve talimatların kullanıcılar arasında `forward` edilerek yani, başka bir kullanıcıdan alınan mailin başka kullanıcılara aktarılarak kullanılması şeklinde ortaya çıktığı anlaşılmıştır.

Grup özelliği;
Uygulamanın kullanıcıya grup oluşturma, gruba eklenme olanağı sağladığı, birden fazla grup oluşturulabildiği ve üye olunabildiği, arkadaş grupları, sosyal, mesleki ve öğrenim adları olarak adlandırılabildiği bir bölüm olduğu ayrıca FETÖ Terör örgütünün sıkça kullandığı ve kendine özgü oluşturduğu (Bölge Bayan, Etütcüler, Ev ahileri, İmamlarım, Okulcular, 8 abiler, 8 birimciler, 8 biiyük bölge, Bölgeciler, II Mezuncular, Talebeciler, Üniversiteciler, Zaman Gönüllüler, Mesul, Mesuller, İzdivaç) grup isimlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.

Sesli görüşme özelliği;
Uygulamanın kullanıcılar arasında sesli konuşma yapabilme imkanı tanıdığı, bir çok kullanıcının uygulama üzerinden birbirleriyle görüşmeler yaptığı, görüşmelere ait tarih ve saat gibi bilgiler ile arama işleminin başarılı olup olmadığı ve görüntü ya da dosya gönderip göndermediğinin görüldüğü ancak görüşme içeriklerinin bulunmadığı görülmüştür.

Görüntü/Belge gönderebilme özelliği;
Uygulamaya ait veriler incelendiğinde görüntü ya da dosya gönderildiğine dair bir bilgi mevcut olmasa da çağrı geçmişleri irdelendiğinde bazı çağrıların boyut bilgilerinin olduğu, normal sesli iletişimde böyle bir boyutlandırma sisteminin bulunmadığı, görüntü ve belge gönderimi sağlandığında, boyut bildirme işleminin sistem tarafından kendiliğinden yapıldığı, genel bilişim kuralı olduğundan ByLock uygulamasında ki boyut bilgilerinin, kullanıcı tarafından gönderilmiş bir görüntü dosyası ya da belge olabileceği kanaatine varılmıştır.

ByLock uygulaması irdelendiği ve yukarıda anlatıldığı haliyle,
 zaman ve mekana bağlı kalmayan ve haberleşme içeriğine sahip bir medya aracıdır. Yapısı ve yazılım mantığı itibariyle, teknik manada günümüz anlık mesajlaşma uygulamaları gibi kişiler arası anlık haberleşmeyi sağlayacak bir yapıda olduğu anlaşılmıştır.

ByLock Uygulamasının içerisinde bulunan profil bölümünde bulunan “Publicmessage” olarak adlandırılan, anlam itibariyle kişilerin durumlarını bildirdikleri yani o anki durumlarını ve hissettiklerini bildirdikleri alan içerisinde, örgüt mensuplarının paylaşmış oldukları durumları, kullanıcıların kendilerini görünmek istedikleri gibi adlandırabildikleri “Kullanıcı Adları”, kullanıcılarının şifrelerinin olduğu “Plain” olarak adlandırılan kısım incelendiğinde, kullanıcıların FETÖ Terör örgütü ile ilgili birçok durum, ad paylaştıkları ve şifrelerini bu doğrultuda oluşturdukları görülmüştür. Bu paylaşımlarda örgütle ilişkili bulunan kuruluş adları başta olmak üzere örgütle ilişkili birçok bilgiye de yer verildiği, örgüt mensuplarının intikam alma duygularını tetikleyici, ümit verici, manevi olarak inanmışlık seviyesini yükseltici, itaat etmeye yönlendirici, sözde hizmet hareketini ve örgüt liderini övücü ve yüceltici, örgüt mensuplarını motive edici sözler kullanıldığı görülmüştür. Yukarıda yapılan tespitlere ilişkin mevcut olan çok sayıda örnekten bazıları seçilerek aşağıda başlıklar halinde gösterilmiştir;
PUBLİCMESS AGE
KULLANICI ADI
PLAİN
” Bahara yolculuk… ”
“Lütfün da hoş, Kahrin da hoş
.mubarekinsan
” Eeey, ikinci Dirilişin Kahramanları
“beklenen yarınlar çok yakın”
lyetmedimi?
” Hizmet Gayrete Asiktir. ”
“bu günlerde gececek”
3.kolordukom
” üzülmeyin gevşemeyin
Özgür Düşünce ZAMAN`ı
al 1 ah var gam yok++
“……..DAVAM……..”
özgür medya susturulamaz
Allahyar. 1
“…kim btlirjbelki yarin belki yarindan da yakin!”
Allah (c.c.)`a Havale
Allahyar.83
dönersek kalleşiz
Allah bes baki heves
Allahyeter!
“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol”
Allah var, gam yok…
allahyolu.25
“Haine pes etmek davaya ihanettir”
Anti Parti Genel Baskani
ateştengömlek
“Lıezzet-i hizmet-i imaniye her kederi unutturur.”
Kaybettin Tiran…
athirsizi
“Takdire rıza gayemiz; Tedbirle mücadele vazifemiz.”
CİHAN HABER
bitmezsevdam-
“zaferle değil, seferle emrolunduk ”
Demokratik Kongo Cumhuriyeti
budageceryahu!
“İMANINIZ VARSA SABREDECEKSiniZ”
Dönersek kalleşiz!…
Bugunlerdegecer!
Dönen kahpedir millet yolunda bir azimetten.`
Tiranların zulmü gayretullahın icraat noktasına kadardır
devlet kusu
En çok yara alanlar siperini terkedenlerdir`
Fikirlere kurşun işlemez
femkurumsal
Aslanlar asla köpeklere biat etmezler
Gara MURAT! HİZMETİN fedaisi..
Herseyguzelolacak.61
BANK ASYA DEVAM
Güzel qunler Bizim olacak..
himmet&
Davalar idam Sehpasından Güzeldir
KORKUSUZ YÜREKLER
icisenidisibeniyakar
Dünya lideri buyuk usta
O hayaller, senin kanatların ..
olmakyadaolmamak 12 34.
Ölmesin, ölürse kahraman olur..
Sonuna kadar sadakat…
Savrulup gidecekler…
satan satana
Seven sevdiğine itaat eder
Yeis Yok Hizmet Var..
Son nefese kadar sadakat
ZAMAN SUSMAZ
Süfyana boyun eğmiyoruz..!
dönersek kalleşiz
Vazifemiz Hizmettir..
fethullah gülen
imaniniz varsa dayanacaksinz
muhtesemdunyaduzeni

Yasa dışı faaliyetlerde bulunan terör ve organize suç örgütlerinin gizliliğe ne kadar önem yerdikleri bilinmektedir. Bununla birlikte Terör örgütleri gizliliği uygularken öncelikli olarak örgüt mensuplarına “kod ismi” vermekte ve örgüt mensubunun deşifre olmaması, kolayca tanınmaması için kod ismiyle hitap edilmektedir.

ByLock haberleşme uygulamasının mesaj içerikleri incelendiğinde örgüt mensuplarının tedbire ve gizliliğe önem verdikleri ve her zaman ön planda tuttukları görülmektedir. Bu örgütün gizliliğe ve tedbire verdiği önemin en önemli örnekleri ise telefonlara yüklenebilen ve gizli, kriptolu haberleşme imkânı sağlayan ByLock, Eagle gibi programlanın kodlamasıdır. Örgüt mensuplarının uygulamaları, VPN olarak bilinen, IP adresini yurt dışı bir IP ye yönlendirip bu şekilde yabancı bir devletten girilmiş izlenimi yaratıp, kendisinin tespit edilmesini imkansız hale getirerek kullanma imkanı sağlayan bir yöntemle kullanmaları ve bu yöntemi kullanmaları konusunda diğer örgüt mensuplarını uyarmalarıdır.FETÖ Terör Örgütünün, diğer yasa dışı oluşumlarla mukayese edilemeyecek ölçüde gizliliğe önem verdiği görülmektedir. Bunun sonucu olarak da bir örgüt olduğundan söz etmek mümkündür.

2-) Örgütsel ya da kazanç amaçlı bir yazalım olup olmadığı;


ByLock uygulamasının içerisinde bulunan veriler ve mesajlar incelendiğinde tarafımızca bu tarihe kadar yapılan tespitlerde;

FETÖ Terör örgütü mensubu olan ve haklarında örgüt üyeliği suçlamasıyla soruşturma ve kovuşturma yürütülen birçok üst düzey FETÖ Terör örgütü mensubunun yurtdışına kaçtığı, örgüt elebaşının söylemlerine göre yurtdışına kaçan teröristlerin sözde davalarına sadakatle bağlanmalarını sağlamak, örgüt üyelerinin moral ve motivasyon düzeyini yüksek tutmak için “Hicret” olarak nitelendirdiği, üst düzey FETÖ Terör örgütü yöneticisi ile örgüt üyesi ve sempatizanı kişilerin Almanya, ABD, Avusturya, Belçika, Fas, Fransa Güney Afrika, Hollanda, İngiltere, İspanya, Kanada, Libya ve Pakistan gibi daha birçok ülkelerde bu program üzerinden kendi aralarında ve Türkiye sınırlarında bulunan örgüt mensubu şahıslarla haberleştikleri, anlık bilgileri aldıkları, talimat verip talimat aldıkları, Terör örgütü elebaşının talimatlarını, motive edici sözlerini, örgüt mensuplarının sözde davalarına olan inançlarını perçinleyici, gördüğü iddia edilen rüyalarını, paylaştıkları tespit edilmiştir.

Ancak David KEYNES adlı kişinin programı yazdığı görünse de mesaj içeriklerinde yabancı ülkede yaşayan bir yabancının sistemde olmadığı, uygulamada mesajlaşmadığı, çok az sayıda yabancı dilde mesajlaşma ve mail bulunduğu, bununda genelde İngilizce yazılması gereken bir takım başvuru veya şikayet metinlerini anlatmak için örgüt mensuplarına ulaştırmak amacıyla gönderildiği ancak mesajlaşan şahısların Türk vatandaşı olduğu, gerek dinlenilme ve mesajların çözülmesine karşın tedbir uygulayarak bu tür bir davranış içerisine girildiği, gerekse dil öğreniminden veya her iki örgüt mensubunun da yurtdışında bulunmasından dolayı yok denecek kadar az sayıda yabancı kelimeler kullandığı tespit edilmiştir.

Piyasada kullanıma arz edilen uygulamaların, maddi kazanç amacı güderek çok geniş kullanıcı kitlelerine yayılması için yazılım şirketleri tarafından kullanıcıların kolay ulaşabileceği ortamlarda yayınlamalarına rağmen, ByLock uygulaması ulaşımı zor bir uygulama olduğu, bazı internet ortamları dışında indirilme imkanın bulunmadığı, ilk etapta kısa bir süre GooglePlay veya Appstore gibi uygulama marketlerden indirilebilmesine rağmen ifadelerden ve mesaj içeriklerinden anlaşıldığı üzere daha sonraki versiyonları tekrar yüklemek için örgüt mensubu aracılar vasıtasıyla USB bellek, hafıza kartları, Bluetooth vasıtasıyla hedef telefona yüklendiği aksi taktirde yüklenemediği, bu nedenle birçok kullanıcının uygulamanın ilk dönemlerinde ki ID numaralarının düşük sayılar olduğu ikinci yükledikleri ID’lerinin ise daha büyük sayılardan oluştuğu (örneğin ilk İD’Sİ-54334 olan şahsın ikinci ID’si-183441 olarak tespit edilmiştir.), normal uygulamaların kullanıcılar arasında çok hızlı bir şekilde yayılarak, çok kısa bir sürede milyonlarca kullanıcı tarafından indirilerek, haberleşme için kullanılabildiği, ByLock uygulamasının ise kullanıcı durumları irdelendiğinde neredeyse tamamının FETÖ Terör örgütüne iltisakı nedeniyle haklarında soruşturma ve kovuşturması devam eden şahıslarla, örgütün bilinen üst düzey yöneticileri ve örgüt adına hareket eden diğer şahıslar tarafından maddi bir kazanç amacı gütmeden, gizliliğe en üst düzeyde bir tedbir olarak kullanıldığı tespit edilmiştir.

3-) Sistemin, yazılını kurulum ve kimler tarafından kullanıldığı;

ByLock uygulamasının içerisinde bulunan veri ve mesajlar incelendiğinde tarafımızca bu tarihe kadar yapılan tespitlerde;

-ByLock uygulamasında çözülen mesajların neredeyse tamamının Türkçe olduğu,

-Örgütün yurtdışında yaşayan veya kaçak durumda olan üyelerinin dahi Türkçe mesajlarla anlaştığı,

-Uygulamanın indirilmesi ve kullanılması ile ilgili olarak bazı yabancı ülkelerden bahsedilse bile bahse konu indirme ve kullanma işleminin örgütün yurtdışında yaşayan, yurt dışına kaçan veya “VPN” yöntemiyle IP adresini yurt dışı bir IP ye yönlendirip bu şekilde yabancı bir devletten girilmiş izlenimi yaratıp, kendisinin tespit edilmesini imkansız hale getirerek kullanıma geçen üyelerinden kaynaklandığı,

-Uygulamanın gizliliğine olan güvenlerinden ötürü bazı örgüt mensuplarınca, örgüt toplantılarının gerçekleştirileceği adreslerin ve yapılacak organizasyonları uygulama üzerinden paylaşıldığı,

-ByLock uygulamasını kullanırken dahi gizliliğe ve tedbire önem verilmesi için paylaşımlarda bulunulduğu,

-FETÖ Terör örgütüne yönelik operasyonların hız kazanması sonrasında, örgüt üyelerinin yurtdışına kaçış planlarının, pasaport ve vize işlemlerinin nasıl olacağını uygulama üzerinden organize edilerek bu konulardan kimlerden yardım alınabileceğinin paylaşıldığı,

-Örgüte yönelik yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda, Hakim ve Savcıların örgüt mensuplarının serbest kalmalarını sağladıkları, organizasyonu örgüt yöneticilerinin sağladığı,

-Örgüte yönelik yapılan operasyonlara ait bilgilerin (gözaltına alınan/firar/tutuklanan) sürekli olarak uygulama üzerinden paylaşıldığı, örgüt mensuplarına müdafi temin edilmeye çalışıldığı, örgüt üyelerinden kimlere operasyon yapıldığı, kimlerin deşifre olduğu, operasyon olması ihtimaline karşı temkinli olunması, evlerde ya da yakalanılması muhtemel yerlerde bulunulmaması ve aranacak yerlerde örgüt için önemli dijital verilerin önceden “Arama Tarama Mesulu” olarak adlandırdıkları bilgili kişiler tarafından temizlenmesi talimatlarının verildiği,

-Örgüt üyelerinin savunmalarında kullanabilmeleri amacıyla hukuki metinler hazırlandığı,

-Kamu kurumlarında görevli olan ve örgüt aleyhine görüş bildiren kişiler veya örgütle mücadele edenler hakkında fişleme yapıldığı,

-Kamu kurumlarına sızmak için örgüt mensuplarına örgüt ile ilişkisi bulunmayan referanslar araştırıldığı,

-Örgütün üst düzey yöneticileri arasında oldukları değerlendirilen bazı kişilerin, uygulama üzerinden, örgüt mensuplarını ayakta tutabilmek, psikolojik olarak destek olabilmek ve ümitlendirmek adına gördükleri rüyalardan bahsettikleri, örgüt elebaşının rüyalarından bahsettikleri ve örgüt üyelerine geleceğe yönelik umut aşılayan sözler paylaştıkları,

-Uygulama kullanıcısı örgüt mensuplarının kendi aralarında tedbirli davranılması, kod adı kullanılması, gizliliğin ön planda tutulması ve örgüt faaliyetleri hakkında ByLock uygulaması dışında başka bir uygulama ya da yerde konuşulmaması telkinlerinde bulundukları,

-Örgüt mensuplarının deşifre olduğunu düşündükleri ByLock uygulamasının kullanımına son verileceğini, alternatif olarak Eagle, Dingdong, Tango vb. yazılımlara geçiş yapılacağını, bunun için hazırlık yapıldığını, örgüt mensuplarının yeni uygulamalarda ki ID numaralarını ve şifrelerini mesaj ve mail içeriklerinde paylaştıkları, sonraki süreçte iletişime bu yazılımlardan devam edileceğini belirttikleri,

FETÖ Terör örgütü lideri Fetullah GÜLEN`den “hocaefendi, hc, h.e., büyüğümüz” olarak bahsedildiği, zaman zaman “Muhterem Hocaefendi” diye hitap edildiği, bu şahsa olan bağlılıklarını sürekli olarak birbirlerine mesaj, mail göndermek yoluyla belirtildiği şeklinde çok sayıda benzer mesajlar olduğu görülmüştür.

-Bazı üst düzey örgüt mensuplarının aralarında;
*”2000 kişiyi almadan düzelmez bu İ. ” seçimle falan olmaz” demiş HE (Hocaefendi kısaltmasıdır)
*Saraya yürüyüp O adamı taşlayıp indirmeden düzelmez
*Aslında bir sabahlık işi var hepsinin
*3 savcı yazacak iddianameyi, kolluk gücü olarak asker makul şüphe gözaltı yapacak
*Hakimlerde 2.günü ayarlanıp iş bitecek
*Kurul üyelerini de alacan, medyayı da
*1 günde toplar geçersin
*1 hafta da her şey değişir
*Gerisi artık ülkeyi ele almış olacaksın
*17/25 i niye yaptık o zaman
*Hazırlık var şu an
*Toplanacakların listesini oluşturuyorlar
*Tam o tarz mı bilmiyorum belki direk asker girer
*Yok ya kim çatışacak
*Mısırdaki kadar bile olmaz
*Tüm ülkeler ABD, Avrupa ve Rusya`nın ağzına bakıyor. Bu denge ayrı ayrı önemli
*ABD ve Avrupa adama yanaşmaya başladı.
*He (Hocaefendi kısaltmasıdır) aleyhine Allah Korusun ABD karar verirse tüm dünyada İ. ciddi sıkıntıya girer
*Şerefsizin dünkü konuşması bu tür şeylere işaretti.
*Geçen bahsettiğim bunları bir sabah
*Toplayalım meselesini
*Emn çi he (Hocaefendi kısaltmasıdır) ye sunulması için proje haline getirip gönderdi
*Bence son gücümüzle bir çıkış yapmak lazım
*Kaç yıldır oraya çalışıldı
*Bugün girmeyecekse
*Ne yansıması burası çözülsün de
*Beklemeye devam yani
*Emn kalsa asker girmeden biz bile hallederiz diyo
*Gözaltı olamayacakları güvenlik açısından ablukaya alacaksın
*Sonra istifa ve y. Dışı
*Hsyk üyeleri de öyle
*İlk günü tüm medyaya kayyım
*Manşetler uçurumdan dönüldü, kaos bitti vs manşet atacak
*Şu andan 100 kat daha hukuki
*Olmadı devlet benim kardeşim der geçersin
*1 yıla toparlanır abi
*Asker demek biz demek şu an abi
*Harici kumsal bir ses yok orda
*Ama yine de he istese olur
*1000 kişi toplansanız sabah yeter
*Gözaltı yapılamayacakları da bakan vs
*Can güvenği açısından ablukaya alacaksınız tedbiren yani
*Darbe olmamış olacak
*Savcı verecek gözaltı kararlarını
*Garnizonlara yazacak direk
*1 savcı yeter
*Gerisi kolluk gücünün işi
*Bu çalışmayı detaylı yazıp gönderdim
*3 dosya
*İşid vatana ihanet ve 17-25 aralık
*CB(Cumhurbaşkanı kısaltmasıdır.) bile kanunen gözaltı yapılabiliyor
*Sonra istifaları istenir abluka altında iken
*Kabul etmeyenler ya imralı ya y.dışı
*Aynı saatlerde tüm medyaya da kayyım atanacak
*17 25 kimin olacaktı
*Tam olsaydı
*Hizmet bu sürecin tarafı değildir, bu tamamen hukuki bir davadır der geçeriz
*A haber akşam tr uçurumdan döndü kurtuldu vs haber yapacak, adamın sarayı altınları paraları ortaya dökülecek…
*Y.içinden bu adamlara yapılacak bir şey yok demiş he
*3 ihtimal var aslında
*1.projeyi uygulamak
2. sükut edip inayeti ilahiyeyi beklemek.
3. süde küçük kriminalize bir grup olarak 80 li yıllar gibi yola devam etmek,     şeklinde darbe planlarının ve hazırlıklarının yapıldığı tespit edilmiştir.

Fetullahçı Terör Örgütü, diğer yasadışı oluşumlarla mukayese edilemeyecek ölçüde gizliliğe önem vermektedir. ByLock haberleşme uygulamasının mesaj içerikleri incelendiğinde yukarıda da izah edildiği gibi şahısların tedbire ve gizliliğe önem verdikleri, gizliliği her zaman ön planda tuttukları görülmektedir. Çoğu zaman da örgüt mensuplarının birbirlerini bu konuda uyardıkları anlaşılmaktadır.

Devletin tüm kamu kurumlarına sızma stratejisini uygulayan örgütün, özellikle Emniyet Teşkilatı, TSK, Yargı ve Bilişim alanında yetiştirdiği mensupları sayesinde gizliliğe karşı alınabilecek tedbirleri en ince ayrıntısına kadar öğrendiği ve kullandığı görülmektedir.

Bunun en önemli örnekleri ise ByLock, Eagle gibi telefonlara yüklenen ve gizli, kriptolu haberleşme imkânı sağlayan programların kullanılmasıdır.

-Örgüt mensuplarının, görüşlerini, sözlerini ve beyin yıkama sohbetlerini paylaştıkları, herhangi bir konuda faaliyette bulunulacaksa elebaşının konu ile ilgili görüşlerini paylaşarak talimatlarını örgüt mensuplarına ilettikleri, talimat doğrultusunda hareket edilmesi için yönlendirdikleri şeklinde mesajlaşmalardan örgüt adına faaliyet yürütüldüğü ve uygulamanın FETÖ Terör örgütü mensupları arasında haberleşme aracı olarak kullanıldığı anlaşılmıştır.

ByLock sisteminde bulunan mesajlaşma ve maillerde, il birimlerince yapılan operasyonlar kapsamında yakalanan örgüt mensuplarının ifadelerinde beyan etmiş oldukları örgütsel bazı kısaltmalarda (DCE-Ders Çalışma Evi Abisi/Ablası, BTM-Bölge talebe meshülü, BBTM-Büyük bölge talebe meshülü, ED-Eğitim Danışmanı, T-Hakim ve Savcıların kodu meslek yıllarına göre T1, T2….T5 “katman” A-Avukatlıktan Hakim Savcılığa geçen kod A1, A2….) kullandıkları görülmüştür.

Uygulama kullanıcılarının kendi aralarında ki mesaj ve mail trafiklerinden uygulamayı örgütün bir haberleşme aracı olarak kullandıkları, gizli görüşmelerini örgüt dışından kimselerin erişemeyeceklerine güvendikleri ve kullanımı sadece kendilerine has olan bu uygulama üzerinden yaptıkları anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlar, ByLock uygulamasının örgütün haberleşme ağı olduğunun kesin delili niteliğindedir, gizli ve önemli görüşmelerinin bu uygulama üzerinden yapılmasının istenmesi uygulamada örgüt üyeleri dışında kimsenin bulunmadığını ve üye olamadığını bilmelerinden kaynaklanmaktadır. Kendileri dışında kimsenin mail ve mesaj içeriklerine erişemeyecek olması örgüt üyelerinin bu platformda rahatça illegal faaliyetlerini paylaşmalarına ve fikir alışverişinde bulunmalarının önünü açtığı görülmıktedir.

Uygulama kullanıcıları arasında ki mesajlaşmalarda, FETÖ Terör örgütü ile ilgili yapılacak operasyonları önceden haber almaya çalışarak örgüt mensuplarını uyarmaları, ikametlerinde ve arama yapılacak muhtemel yerlerde bulunmamaları gerektiğinin bildirilmesi, gerek kollukta ki ifade aşamalarında gerekse de Savcılık ve Hakimlik aşamasında şüphelileri savunmak üzere çok uzak illerden bile müdafi görevlendirmeleri, soruşturma ve kovuşturması devam eden örgüt mensupları hakkında yapılacak duruşmada verilecek kararları geciktirme yoluna gitmeleri, örgüt yöneticilerinin duruşmaya bakacak Hakimlere talimat vermesi gibi hususların mesaj içeriklerinde görülmesi hususları örgütsel yapı içerisinde toplumsal mevki ve statü ne olursa olsun mensubiyet duygusu gereği, örgüt yöneticilerinin talimatları sorgusuz sualsiz yerine getirilmektedir.

ByLock kullanıcılarının, bu programın sona erdirilmesi hakkında kendi aralarında yaptıkları bazı mesaj içeriklerinde, uygulamanın kendilerine sırdaşlık yaptığını, gizli bilgilerini bu uygulamayla paylaştıklarını, uygulamanın deşifre olmasına ve bir daha kullanamayacak olmalarına üzülmeleri ve bu durum için duygusal bazı paylaşım yapmalarının kişiler için alelade bir program için yaşanmış şeyler olamayacağı bu sebeple örgüt mensupları için ByLock uygulamasının ne denli önemli olduğunun bir göstergesidir. Yaşanan bu duygu yoğunlukları ve uygulamadan kopmama isteğinin, uygulamanın örgüt tabanlı bir uygulama olduğunu ortaya koymaktadır.

4-) Sisteme girmenin kural ve yöntemleri;

Raporda, ülke çapında yapılan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü operasyonlarında yakalanan örgüt mensuplarının ByLock programı ile alınan ifadelerinde ByLock programının kurulum işleminin nasıl yapıldığı, nasıl ve ne amaçla kullandıklarının, arkadaş ekleme sisteminin nasıl yapıldığının, kurulum için kimlerden talimat alındığının, ByLock dışında hangi iletişim sistemlerini kullandıklarını beyan eden tanık ifadelerine yer verildiği,

Raporda, ByLock uygulamasının içerisinde bulunan veri ve mesajlar incelendiğinde yapılan tespitlerde;

Uygulamaya erişim sağlayabilmek için online bağlantı gereklidir. Bunun için de bir internet bağlantısı kurulmalıdır. Uygulama çevirim dışı kullanımı desteklememektedir. Uygulama incelendiğinde, kullanıcıların gerek kendi mobil ağları üzerinden, gerekse de Wifi ağları üzerinden bağlantı kurdukları, internet bağlantısının olmadığı zamanlarda mesaj, mail ve veri aktarımının gerçekleşmediği anlaşılmıştır.

ByLock uygulamasının içerisinde bulunan mesajlar incelendiğinde tarafımızca yapılan tespitlerde de, birçok FETÖ Terör örgütü mensubu şahsın karşı tarafla görüşürken karşı tarafın ID numarasını, kullanıcı adını ve şifresini telefon ile yüz yüze ya da farklı yöntemlerle öğrenmek suretiyle kişi listesine eklediği, dönem itibariyle ByLock uygulamasının deşifre olduğunu değerlendirerek, uygulamanın sonlandırılması aşamasında Eagle isimli bir başka uygulamayı kullanmaya başladıklarını beyan ettikleri görülmüştür. Mesaj içeriklerinde Eagle ID numarasını, kullanıcı adını ve şifresini paylaştıkları, mesajların bulunduğu tarih itibariyle yavaş yavaş tüm kullanıcıların Eagle uygulamasına geçeceği yönünde kendi aralarında mesajlaştıkları yine aynı şekilde ByLock uygulamasında ki hesaplarının da ID numarasını, kullanıcı adını ve şifresini birbirlerini eklemek için yahut başka kişilerle irtibat kurmak için yine mesaj içeriklerinde paylaştıkları anlaşılmıştır. Bununla birlikte yine Eagle, Kakao, Dingtong, Tango, Viber ve Whatsapp isimli anlık mesajlaşma uygulamalarına ait şifre paylaşımı gerçekleştirildiği de görülmüştür.

Uygulama incelendiğinde, sistemde her kullanıcının kendisine ait bir adet tanımlı ve birbirinden farklı ID numarası olduğu görüldüğünden, sisteme girişte uygulamanın kullanıcıya kendisine özgü ve kimliği niteliğini taşıyan bir numara verdiği anlaşılmıştır. Uygulama içerisinde bulunan mesaj içeriklerinde arkadaş eklemek için kişinin ID numarasını, kullanıcı adını veya şifresinin bilinmesi gerektiği, ByLock uygulaması kurulduktan sonra kişiye otomatik olarak bir ID numarası tahsis ettiğinden dolayı benzer yapıda ki diğer anlık mesajlaşma uygulamaları gibi olmadığı, telefonun kişi listesi ile uygulamanın kişi listesinin senkronize olmadığı, yine bununla birlikte şifre paylaşımının yapıldığı bu sebeple ID numarası, kullanıcı adı ve şifresi bilinmeyen bir kişinin kişiler listesine eklenmesinin mümkün olmadığı, uygulamanın örgütsel amaçla kullanılması nedeniyle ve herkesin uygulamaya kendi isteği doğrultusunda dahil olamayacağı birlikte değerlendirildiğinde yine FETÖ Terör örgütünün hücresel yapısı dikkate alındığında uygulamaya katılanların ve kullananların örgüt mensubu olmamaları mümkün görülmemektedir.

Mesajlaşma içeriklerinde kişilerin arkadaş eklemne için kendilerin ya da başka kişilerin ID numaraları, kullanıcı adları ve şifreleri istedikleri ekleme için ID numarası ve şifre istendiği, ID numarasını kendi kişilerine ekledikten sonra uygulamanın karşı tarftan onay istediği, bu onay alınamadığı takdirde bağlantının sağlanamadığı, ancak onayın verilmesi halinde bağlantının ve mesajlaşmanın mümkün olduğunun anlatıldığı tespit edilmiştir.

5-) Üçüncü şahıslar tarafından sisteme girilme ve kullanma imkanının bulunup bulunmadığı;

ByLock uygulamasının içerisinde bulunan veri ve mesajlar incelendiğinde tarafımızca bu tarihe kadar yapılan tespitlerde;

ByLock uygulamasına kayıt işlemlerinin programın, internetten indirme, taşınabilir hafıza kartları, bluetooth uygulamaları vb. yöntemlerle kullanılmak istenilen telefona yüklenebildiği, istisnai olarak 2014 yılı başlarında bir süre herkesin yüklemesine açık olduğu, daha sonra ise ifadeler, mesaj ve maillerde geçtiği gibi, örgüt mensubu aracılar USB bellek, hafıza kartları ve Bluetooth kullanılarak yüklemeler yapıldığı anlaşılmıştır. Programı indirmenin mesajlaşma için yeterli olmadığı, mesajlaşmanın gerçekleşmesi için sistem tarafından kayıt olan kullanıcılara otomatik olarak atanan ve kullanıcıya özel olan ID (kimlik numarası) numarasının bilinmesi ve karşı taraftan onaylanması gerektiği, aksi halde kişiler listesine eklenemeyeceği ve mesajlaşma içeriğinin gerçekleşmeyeceği, programın kayıt esnasında kullanıcıdan sadece bir kullanıcı adı ile parola üretmesini istediği anlaşılmıştır. Uygulamanın kullanımının zor olması, kişi eklemek için dahi belli bir işlem gerekmesi uygulamanın yayılma amacı gütmemesinden kaynaklanmaktadır. ByLock uygulamasının bir haberleşme aracı olması ve vatandaşlarımızın ciddi bir internet kullanımı potansiyeline sahip olmasına karşın, Ülkemiz nüfusunun çok büyük bir bölümünün uygulamanın varlığından ancak 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra medyada yansıdığı haliyle haberdar olması, örgütün uygulamayı haberleşme aracı olarak kullandığının bir başka göstergesidir. Kullanıcıların gerek kullanım yoğunlukları, gerekse de arkadaş seçimleri ve mesajlaşmaların içerikleri hep birlikte değerlendirildiğinde FETÖ Terör örgütü mensubu olmayan kişilerin uygulamayı kullanması ve sisteme dâhil olması mümkün değildir.

Av. Mesut ÖZER