Bir basın toplantısı sırasında “Yakın zamanda, E.A. gözaltında öldürüldüğünde, Elchin (başka bir avukat) ve ben, cübbelerimizi giyerek “Biz ölüleri savunamayız” başlıklı bir protesto düzenlemek istedik. Ne yazık ki bize katılacak başka avukatlar bulamadık. Bu bizim konularımızdan biri. Gerçekten, onlar gözaltına aldıkları kişileri hayatta tutmalı ki biz onları savunabilelim.” şeklindeki ifadeleri nedeniyle 1 yıl avukatlık yapmaktan men edilen ve yine bir duruşma sırasında duruşma hakimlerinden birine yönelik “Böyle devlete böyle mahkeme. Azerbaycan’da adalet olsa, hakim R.H. böyle adil olmayan ve taraflı kararlar veremez, zaten o’nun gibi biri hakim de olamazdı” ifadesi kullandığı için barodan atılmasına karar verilen Azerbaycan’da önemli insan hakları avukatlarından biri olan Khalid Bagirov ile ilgili BAGIROV v. AZERBAYCAN (Başvuru no. 81024/12 ve 28198/15) kararında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi;
“Yargısal denetimini kullanırken, avukatların, adalet sisteminin yürütülmesinde mahkeme ve toplum arasındaki arabuluculuk özel rollerini de göz önünde bulundurarak, şikayet edilen müdahaleye, davanın bütün şartları ışığında bakarken ihtilaf konusu olan sözlerin içeriği ve başvurucunun bu sözleri hangi bağlamda kullandığına da bakmalıdır. (bkz. Nikula v. Finlandiya, no. 31611/96, §§ 44-45, İHAM, 2002‑II).” dedikten sonra daha önceki avukatlarla ilgili içtihatlarını da hatırlatarak (bkz. örneğin, başvurucunun davayı gören hakimin cahil ve yetersiz olduğunu ima ettiği, Žugić, § 47; bir avukatın davayı gören hakimin mesleki yeterliliğini sorguladığı Kincses, §§ 39-40; bir avukatın hakime, gerçeği kasten saptırmak, çekinmeden yalan söylemek ya da yanlış ve kasıtlı bilgiler içeren bir rapor düzenlemek gibi kınayıcı bir tutumlar atfettiği, Rodriguez Ravelo, § 46; ve yargısal görevine aykırı ve son derece uygunsuz tutum almakla suçlanarak hakimi doğrudan hedef almak gibi, Mikhaylova v. Ukrayna, baş. no. 10644/08, § 89, 6 Mart 2018) Başvurucunun bir yıl süreyle avukatlık yapmaktan yasaklanmasının ve akabinde, barodan atılmasının, Sözleşme’nin 10. maddesinde düzenlenen ifade özgürlüğü hakkına ve 8. maddesinde düzenlenen özel hayata saygı hakkına aykırı olduğuna ve başvurucunun mümkün olduğunca barodan atılmadan önceki konumuna dönmesini sağlayabilecek, uygulanabilir, uygun ve yeterli ve Mahkeme’nin tespit ettiği ihlali onaracak önlemler alınmasına 25/06/2020 tarihinde karar vermiştir.
ÖZER&ÖZER HUKUK BÜROSU
Av. Mesut ÖZER