Banka Promosyonlarının Ödenmemesi

Bankaların Personellere Promosyon Ödememelerini Yapmamaları

Bankacılığın serbest rekabet ortamının giderek yeni ürün ve uygulamaların doğmasına sebebiyet verdiği günümüzde birçok kurum, çalıştırdığı personeline yapacağı maaş ödemelerini hangi Banka aracılığıyla yapacağını ve kuruma ait mevduatını hangi Bankada değerlendireceğini tespit etmek üzere kurum için en verimli seçimi yapabilmek amacıyla yeni yöntemler geliştirmekte ve uygulamaktadır.

Son zamanlarda en çok uygulanan yöntem ise kurumların, çalışacakları bankayı tespit etmek üzere bir ihale açması, bu ihaleye katılan Bankalardan teklifler alması ve kurumuna ve/veya kurum personeline en çok bedeli veren banka ile bir maaş ödeme protokolü imzalaması şeklinde tezahür etmektedir.

Promosyon Kavramı

Fransızcadan dilimize girmiş olan promosyon kelimesi genel olarak, bir malı geniş kitlelere tanıtmak ve o malın sürümünü sağlamak amacıyla yapılan çalışmaların tümü biçiminde tanımlanabilir.

Bankacılık sektöründe ise bankaların, ürün ve hizmetlerini tanıtmak ve kullandırmak amacıyla kurumlara yaptıkları kazandırmalar bu kapsam içine girmektedir.

Maaş ödeme protokolü çerçevesinde yapılacak ürün ve hizmet tanıtımları karşılığında, kurumlara ve/veya kurum personeline, nakit ödeme, mülkiyeti Bankaya ait olan araçların kullanımının verilmesi (tahsisi) veya bu araçlarının mülkiyetinin devredilmesi, kuruma ait inşaat, tadilat, tamirat, dekorasyon masrafının Bankaya fatura edilerek Bankaca ödenmesi vb. çeşitli katkılar sağlanmaktadır. Tüm bu iş ve işlemler için Bankalar kurumlar lehine geniş anlamıyla kazandırmada bulunmaktadır. İşte bu kazandırmalar, bankacılık sektöründe
“promosyon” olarak adlandırılmaktadır.

1. 20/04/2004 tarihli ve 25379 (1. Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün 6 sıra nolu Genel Tebliğinde de kamu görevlilerinin  4 / 8 aylık ve diğer özlük haklarının banka aracılığıyla ödenmesi ve buna ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.

2. Bankalar tarafından sunulan bu ek mali imkânların tasarrufuna ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşlarında uygulama birliğinin sağlanması amacıyla 20/07/2007 tarihli ve 26588 sayılı Resmi  Gazetede yayımlanan 2007/21 nolu Başbakanlık Genelgesinin 4 üncü maddesi, 10/08/2010 tarihli ve 27668 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2010/17 nolu Başbakanlık Genelgesi ile değiştirilerek, “Banka tarafından verilecek promosyon miktarının tamamı personele dağıtılacaktır.” şeklinde düzenlenmiştir.
3. Genelgenin 5 inci maddesi de 05/08/2008 tarihli ve 26958 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2008/18 nolu Başbakanlık Genelgesi ile değiştirilerek “Dağıtılacak promosyonlar, ilgili banka tarafından personel adına açılan hesaba aktarılmak suretiyle ödenecektir.” şeklinde yeniden düzenlenmiştir.

4. Genelgenin 7 nci maddesinde ise; “Genelge çerçevesinde yapılacak uygulamalar kurum personelinin rahatlıkla bilgi edinebileceği şekilde ilan panoları ve internet siteleri yoluyla ilan edilecek, aleniyet ilkesine titizlikle riayet edilecektir” hükmüne yer verilmiştir.

Kamu görevlilerinin aylık ve diğer özlük hakları bankalar ile ilgili kamu görevlisinin çalıştığı kurum arasında yapılan sözleşme ve protokoller çerçevesinde bankalar aracılığıyla ödenmekte, bankalar ise bu ödemelerden gelir elde etmektedirler.

Bu gelirin karşılığı olarak bankalar tarafından ilgili kurumlara promosyon adı altında mali imkanlar sunulmaktadır.

Bankalar tarafından sunulan bu ek mali imkânların tasarrufuna ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşlarında uygulama birliğinin sağlanması amacıyla 2.,  3 .ve 4. numaralı paragraflarda bahsedilen Başbakanlık Genelgeleri bulunmaktadır.

İdare işe aldığı personelle ilgili olarak sorumsuz olduğuna veya az miktarda çalışan için promosyon anlaşması yaptığını ve yeni gelen personelin bu promosyondan yararlanamayacağına ilişkin sorumsuzluk açıklaması kabul edilemez .

İdarenin de iradesini ortaya koyarak imzaladığı bu protokolden kaynaklanan uyuşmazlıklarda idarenin hiçbir
sorumluluğunun bulunmadığı kabul edilemez. Bu anlamda idare, protokolü imzaladığı tarihte basiretli davranmalı ve Kurumunda daha sonra yeni çalışanlar istihdam edeceğini hesaplamalı, öngörülebilirlik ilkesine uygun hareket edip sözleşme hükümlerini tartışarak imza altına almalıdır.

Aksi takdirde İdare, Anayasanın 125 inci maddesinde de yer verildiği üzere, çalışanına vermiş olduğu bu zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Bu yönüyle idarenin şikâyete konu edilen işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olacaktır.

Kuruma yeni atanan personelin protokol sonuna kadar maaşını ilgili bankadan alacağı da dikkate alınarak; personel arasında haksızlık ve eşitsizlik yaratılmaması, çalışma huzur ve düzeninin bozulmasına neden olunmaması gerekmektedir.

Kurumda çalışmakta olan personelin protokol ödemesinden yararlandırılıp, protokol tarihinden sonra göreve başlayan personelin yararlandırılmaması bakımından idarenin, “eşitlik” ve “haklı beklentiye uygunluk” ilkelerine uygun davranmadığı değerlendirilmektedir.

Diğer taraftan idarenin, promosyon ödemesi yapılamayacağına ilişkin olarak,  personele idarenin bu kararına karşı hangi sürelerde hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmesi gerekmekte olup  “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun olarak çalıştırdığı personele bilgi verilmesi  gerekmektedir.

 

Av.Taybet ÖZER

Kaynakça :

1-Kayseri 1. İdare Mahkemesinin 31/01/2012 tarihli ve E:2011/940; K:2012/104 sayılı Kararı

2-Kamu Başdenetçisi’nin 24.07.2014 tarihli ve 2014/432, 2014/630, 2014/660 sayılı, 15/06/2016 tarihli ve 2016/532 sayılı Tavsiye Kararları